14 Mayıs 2007

Enduluse Agit

Her yükselen birgün düşer, inişler başlar zirveden
Ömrün mutlu günlerine niçin aldanır ki insan

Herşey değişir gök gibi, bir gün pırıl pırıl, birgün bulutlu

Sen de öylesin işte, bugün güldürmüşse, yarın ağlatır zan

Her faciaya bir teselli bulursun belki ama
Unutulmaz İslamın uğradığı bela cihanda

Öyle bir felakete uğradık ki Endülüste biz
Üstümüze devrildi sanki, Şehlan ve Uhud dağları

Birer kilisedir artık camiler, mescitler
Her yanda çanlar, putlar ve baykuş uğultuları

Uyan ey gafil kişi, ibret denizi zaman
Sen uykuya dalmışsın da, asla uykuya dalmaz zaman

Size ey karşı kıtada, bin nimet içinde rahat
Ve mutlu yaşayanlar saltanat içinde

Sizin hiç haberiniz var mıdır Endülüsten
Bir siz kalmışsınız, duymayan halimizi

Onlar sizden yana çevirip gözlerini, ufuklara bakıp
Bir imdat beklediler, öldürülen asker, esir düşen kadınlar

Ya Rab! Nedir bu çatışma, bu ayrılık İslam arasında?
Ey kulları Hakkın! Kardeşsiniz kardeş.

Bir yardım duygusu yok mu sizde?
Alıp götürdü, neyimiz var, neyimiz yok, bir zulüm seli.

Dün sultan idiler, bey idiler kendi ülkelerinde
Bugün küfrün elinde bir uşak, bir oyuncak

Sen de görseydin çığlıklarını, çırpınışlarını ey tanrı kulu!
Ocağından koparılıp satıldıkları köle pazarlarında

O feryatlar, senin de koymazdı aklını başında benim gibi,
Koparır gibi bedenden ruhu, kopardılar anadan yavrusunu

Eritir her kalbi, bu anlattıklarımın birisi bile
Eğer varsa sende İslamdan, imandan bir iz ey insanoğlu.

Ebül Beka Salih B. Şerif

3 Yorum:

Dr. Setenay Süzer dedi ki...

2009-29 Ekim tatilinde yaptığım 6 günlük Endülüs gezimde pekçok fotoğraflar çekerek yaşadığım bütün bu güzellikleri,harika sunumunuzla bir kez daha görmüş oldum.Ustaca çekimli çok güzel fotoğraflarınız ve anlatımınız için sizi kutlarım.

Bir Anne dedi ki...

Sayin Dr. Setenay Suzer,
Evvela hosgeldiniz, sefalar getirdiniz. Vakit ayirip yazdiginiz icin cok tesekkur ediyorum.
Enduluse gitmis olmaniz cok guzel, guzel gecmistir umarim.
Guzel sozleriniz icin tesekkur ediyor, saygilar sunuyorum.
Nurgul Celik

Adsız dedi ki...

Selamun aleykum,

Daha once bir cok defa sayfalarinizi ziyaret etmis, guzel yazilarinizdan, fotograflarinizdan ve yemek tariflerinizden nasiplenmsitim. Fakat hic yorum yazmamistim.
Simdi yorum yazma amacim, aslinda sizden izin istemek. Her ne kadar safyalariniz her Allah'in kuluna acik olsa da...
Allah nasib etti 2 defa Endulus'e gitme imkani buldum. Bu guzelligi daha once bir de Bosna ziyaretimizde yasamistim. Bu iki belde icin daha sonra tekrar gelmek istedigim yerler olarak belirlemistim. Bosna'ya henuz 2. sefer nasib olmadi ama Endulus'e ucuncu seferi duzenleyecegiz yakinda nasibse. Bu arada Rabbim affetsin; Mukerrem ve Munevver iki beldeyi gormeden baska sehirlere, hem de tekrar tekrar gidiyoruz ve buralari mubarek topraklarmis gibi aniyoruz. Insaallah o mubarek topraklar bizlere de nasib olur.

Gelelim asil meseleye; gurbet diyari Hollanda'da bir ogrenci dernegi idarecisi olarak ogrenci arkadaslarin da bu bizim icin onemi buyuk olan mekanlari gorup, ziyaret edip, ibret almalari icin bir gezi programi duzenledik. 25 arkadas ile Endulus'e gidecegiz insaallah. Gectigimiz yil da Bosna'ya bir ziyaretimiz olmustu.

Bu Endulus gezisine katilacak arkadaslara on bilgi mahiyetinde gezecegimiz sehirler hakkinda bilgi verip, tarihi, dini ve kulturel konularda belgeseller izletmeyi dusunuyoruz, ki dolu dolu gidip daha da dolu olarak geri donelim Allah'in izniyle. Bu sebepten dolayi sayfalariniza aldiginiz resimlerden, Endulus'e agit sirinden ve diger yazilardan fayralanmak istiyoruz. Bunun icin sizden izin istiyoruz.

Bu yazdiklarimi yorum olarak yayinlamaniza gerek yok. Siz bilirsiniz. Cevabinizi e-posta araciligiyla da iletebilirsiniz.

Fikir ve tavsiyelerinizi de bekliyoruz. Simdiden Allah razi olsun.

Selam ve dua ile...

Ahmed Said Karakan
karakan_ank@hotmail.com