29 Ağustos 2007

Paris Buyuk Camii

Fransa gunlerimiz bitiyor, donusumuz yaklasinca buralarda gormek istedigimiz mekanlari hizlica ziyarete basladik. Paris de bunlardan biriydi elbette. Her yerini goreyim derseniz, en azindan bir haftanizi ayirmalisiniz bu sehir icin. Biz kac gun mu kaldik... sadece bir gun:) Ayaklarimiza kara sular indi ama, guzel ve ailecek keyif aldigimiz bir gundu.
Paris ve gezilecek yerleri hakkinda her yerde sayisiz fotograf ve bilgiye rastlayabilirsiniz. Fazla ayrintiya girmeyecegim bu yuzden. (Paris fotograflarini picasa albumlerime ekledim. Ilginizi cekerse, buradan ulasabilirsiniz albume.) Benim size asil anlatmak istedigim Paris Buyuk Camii (La Grande Mosque de Paris).

15 Temmuz 1926 da fransiz baskani Gaston Doumergue devrinde ibadete acilan cami, 1. Dunya Savasinda Fransa icin savasan tirailleurs, yani keskin nisancilarin onuruna, onlar icin Fransa' dan bir minnet nisanesi olarak yapilmis.
Cezayirli muslumanlardan mutesekkil bu keskin nisancilar grubu 1870 yilinda Kirim ve Prusya savaslarinda ve diger baska savaslarda hep Fransiz saflarinda yer almislar. Hatta Kirim Savasi sirasinda bu keskin nisancilara Turkolar takma adi verilmis ve ondan sonraki yuzyillar boyunca bu adla bilinmisler. (daha fazla bilgi icin: wikipedia)
Cami sehrin unlu universitelerinin ve liselerinin de bulundugu 5. bolgesinde, Jardin des Plantes adindaki buyuk botanik bahcesinin hemen arkasinda bulunuyor. Mudejar tarzinda insa edilmis camide Endulus yapilarinin tipik ozellikleri hemen farkediliyor. (Mudejar: Endulus'un dusmesinden sonra hristiyanlarla birlikte kalan fakat dinlerinden donmeyen, musluman olarak kalan kisilere verilen ad.) Bu bilgilere daha onceden sahip olmadigimiz halde, camiye girer girmez esimle burasi Elhamra' ya cok benziyor dedik durduk. 33 metrelik minaresi gercekten tipik Endulus kule ve minarelerini hatirlatiyor insana.
Kucuk havuzlar, ince kemerler, duvar suslemeleri, ahsap tavan suslemeleri, merdiven kenarlarindan akan sular... hep Elhamra' dan birer esinti sanki. Bence kimi cok hos olmus, kimi de cok basit bir taklitden oteye gecememis. Yine de Paris gibi bir sehrin gobeginde bir musluman mekani bulmak harika bir duygu. Sahsen bu gunden en fazla keyif aldigim yer burasiydi. Abdest alip namazlarimizi eda ettik, bahcede oturduk dinlendik. Lokantayi gorunce karnimizi onceden doyurmus oldugumuz icin hayiflandik.
Caminin acilisindaki ilk namaz, zamanin fransiz baskaninin da katildigi bir merasimle, Şaziliye tarikati seylerinden Cezayirli Ahmed el-Alevi tarafindan kildirilmis. Caminin simdiki idarecisi ise ayni zamanda French Council of the Muslim Faith in de baskani olan Cezayirli Dalil Boubakeur imis. Caminin kulliyesi icinde lokantanin yani sira bir Islam ilimleri enstitusu ve bir klinik var. Paris Buyuk Camisinden sehrin gezi rehberlerinde bahsediliyor. Kapida girisin 3 euro oldugu yaziyordu ve musluman olmayan pek cok ziyaretcisi vardi bu hos mekanin...

3 Yorum:

Esma dedi ki...

masallah Nurgul abla, gidip gormus kadar oldum desem yeridir, cok guzel anlatmissin. Insan diyari gurbette olunca camiilerinin de kiymetini daha iyi anliyor, hele de 5 vakit ezan sesinin minarelerden yankilanmasinin kiymetini....

Lavantİn dedi ki...

Sevgili Nurgül, muhteşem bir camii.
Zaten islam eserlerinden hangisi basit veya çirkin olabilir ki? İnancımızın güzelliği mimariye de yansıyor tabi ki.
Selamlar...

Bir Anne dedi ki...

Haklisin Esma'cigim, ezan sesinin ve camilerin huzuru hic bir yerde yok. Vatanda da ayni duygular canli kalabilse keske...
Sevgili Lavantin, sen de haklisin:) ben de bu yuzden Paris'in diger yerlerini degil camisini yazdim zaten. Zevk iste:)