22 Ağustos 2008

Amerika' dan Aldığınız Ehliyeti Türk Sistemine Nasıl Dönüştürürsünüz?

Bu sorunun ilk ve en kısa cevabı; biraz zor ve koşuşturmacalı şekilde dönüştürürsünüz olacak. Bu cevabı verenler 10 puan kazandı:)))

Yine gitmek& dönmek arasında gidip geldiğim şu gunlerde; artık kaçamak, kısa mesafeli sürüşlerimin illegalliğine bir son vermek maksadıyla tuttum Adliyenin yolunu. Bir sabıka kayıt belgesi alayım deyu.
Tabi ki ben dersimi yapmış, diğer belgelerimi önceden hazırlamıştım bile: Amerikan ehliyetimi noter tasdikli olacak şekilde bir yeminli tercümana tercüme ettirmis, tercüman amcanın ingilizcesi karşısında güldüğümü belli etmemek için dudaklarımı ıssırmıştım ama, olsun, işim görülmüştü:)
Sonra sağlık raporumu alırken doktor beni hoş beş karşılamış, her iki dizime birer tık vurmuş, arkadaki harfleri aynadan okutmuştu bana (böylesini ilk defa gördüm, ilginç geldi). Ehliyet almama mani bir sağlık problemim yoktu şükürler olsun.
Eh hazırda üç fotoğraf, nüfus cüzdanının aslı ve iki kopyası da vardı ve kan grubumu da biliyordum zaten. Ankara Emniyet Müdürlüğüne ziyaretimi gerçekleştirebilirdim.
Tıka basa dolu koskoca bir salonda bekleyen yüzlerce insandan biri de bendim artık. Neyse ki "sıramatik" var, hemen matik bir şekilde almak için sıramı, yaklaştım makinaya. Beni çaylak mı gördü ne, yılışık ama kendinden emin, 19-20 yaşlarında bir şahıs yaklaştı yanıma; "Abla, ne sırası alacaksın" diye. Dokunmatik ekrandaki "ehliyet" yazan yere basmıştim ben zaten. "Ehliyet sırası bitti abla" dedi. "Aaa" dedim, "Tüh!" "Siz burada vazifeli misiniz peki?" "Yoo, iş takipçisiyim" "Amaaan" dedim icimden, "Beni alıkoyuyor işimden, maksadı belli oldu..." Bu süre zarfında beyefendi kendini benim velim tayin etmiş, dokunmatik ekrandaki menüde geriye gitmiş, nasıl yaptıysa kaşla göz arası yurtdışı ehliyet sahibi olduğumu bana söyletmişti bile. Ekranda aynı tuşa bastı "Ehliyet... (altinda bir suru alt baslik ama, tek kategori altinda)" "Eee" dedim, "ben de aynı yere basmıştım zaten". "Dilekçe yazdın mı abla?" "Yazdım yazdım..." Sıramı aldım, gittim, kendimden emin bir tarzda oturdum, beklemeye başladım, aman bana bulaşma da havalarinda...
Sonra içime bir kurt düştü. Durdum duramadım, acaba var mı bir bildiği dedim, dilekçe filan da yazmamıştım zaten. (Ama internette gereken belgeler arasında yoktu ki dilekçe diye bir sey.) Hem bir kaç ay önce eşime epey yardım etmişti yine böyle birisi, araba satış işlemlerinde, ondan da cesaret aldım, tek başıma olmayacak mı ki dedim, hadi dedim sorayım şuna bir. "Ben sana demedim mi abla, iyi ki bana denk geldin sen..." Bilmem ne abiye sorduk bir de. "Git oğlum, hemen bir dosya al, bir de harç yatır, dilekçeyi doldur." Ay bunlar başlı başına bir organizasyon. Gayet ciddiler, profesyoneller, o abi benimle muhatab bile olmuyor, diğerinin müşterisiyim ya. Bizimki önde ben peşindeyiz şimdi. Koridarlardan hızla geçiyoruz, arada karşılastığımız memur beylerle sözlü& fiziksel her türlü şakayı da ihmal etmiyoruz. Tanınan, sevilen bir tip olduğumuz belli... Neyse, 1 YTL karşılığı Şoförler Odasından dosyamızı, 191 YTL karşılığı da Maliyeden harç ödendi makbuzumuzu alıyoruz. "Aman abla, kaybetme" gibi tembihler eşliğinde.
Yine düşüyoruz koridorlara. "Dur bir dakika, nereye gidiyoruz?" diyorum ama, peşinden de ayrılmıyorum delikanlının. "Ofise, bunu daktiloyla doldurmak gerekiyor" Emniyetin hemen yanında bizim ofis gibi onlarcasının bulunduğu bir mekana geliyoruz, benim gibi "iş bilmez" lerle ve onların işlerini takip ederek bedavadan para kazananlarla dolu bir mekan burası. 10 YTL karşılığında dilekçem daktilo ile yazılıyor. Bu esnada Amerikan ehliyetim bir rağbet görüyor, elden ele geziyor; hiç görmemişler de, orada ehliyet almak kolay mıymış da, ne güzelmiş de, aman da aman da...
O önde, ben arkada giriyoruz emniyete yeniden. "Abla, pazartesiye alırsın ehliyetini, sen bana numaralarını ver, ben senin için takip ederim, ehliyetin hazır olunca ararım seni" gibi bir girişten sonra başlayan bir sürü cevapsız özel soru. Sinirim bozuluyor. "Yardımlarınız için teşekkürler" deyip sırra kadem basmaya çalışıyorum, tınmıyor. "Gerisini ben hallederim" filan deyince ciddi ve çatık bir kaşla, fıytırıyor... Sonra bir bakıyorum, dilekçenin altında "sabit veya mürekkepli kalemle doldurulması..." filan diye bir açıklama var. Nasıl da kandırıldım ama diye kendi kendime kızıyorum. Neyse ki daha fazlasına mahal bırakmadan yakamı kurtardım diye de seviniyorum.
Memurlar genelde kibar ve yardımsever. O sıcağa, onca yön yordam bilmeze, işini yapan memuru danışma gibi kullanmak isteyenlere çoğu! sabırla cevap veriyor. Bir kac kez ben de acemi durumunda yanlış sırada bekliyorum ama, sonunda nihayet 35 YTL bedelindeki ehliyetim için imzam alınıyor. Salı gününe nüfus cüzdanının aslıyla benim veya bir arkadaşımın danışmaya gidip ehliyeti alması gerekiyor. Bugünün cuma olduğunu düşünürsek epey hızlı. İş bitti, inanamıyorum...
Bir kaç bilgi:

  • Emniyet Müdürlüğünde görevlilerin elinde bir liste var, ülkelerin ve ehliyet sınıflarının yazılı olduğu. Sizin ehliyetinizin o listede olup olmadığını sorun. Zira bekleme süreniz cumadan salıya değil de, Ağustosdan Ekime kadar uzayabilir buna bağlı olarak. Benim durumumda; Amerika Florida E sınıfı ehliyet o listede var ve bire bir Türk ehliyeti ile değiştiriliyor. Aksi halde ehliyetin alındığı makamla yazışmak gerekiyormuş, bu da zaman alıyormuş, 2 ay kadar.
  • Aşağıya Ankara Emniyet Müdürlüğünün konuyla ilgili istediği belgeleri sıralıyorum. Tiklayin veya okuyun:

DIŞ ÜLKELERDEN ALINAN SÜRÜCÜ BELGELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ
Şoförler Odasından dosya( Sürücü belgesi müracaat formuna fotoğraf yapıştırılacak)
Sürücü belgesinin noterden veya elçilikten tercümesi
Sağlık raporu (Geçerlilik süresi 1 yıldır.)
Sabıka kaydı (Geçerlilik süresi 1 yıldır.)
3 adet vesikalık fotoğraf (Son 6 ay içinde çektirilmiş)
Türk vatandaşı ise, nüfus cüzdanı ve fotokopisi
Kan grubu belgesi (Kan grubunu bilenler için gerek yoktur)
Elçilik mensubu ise Hüviyet fotokopisi
Sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (K.K.T.C.)Sürücü belgelerinin Tercümesi istenmemektedir.
K.K.T.C. Sürücü belgelerinin noterden onaylı fotokopisi

  • Sağlık raporu özel bir klinik veya devlet hastanesinden olacakmış, her yerinkini de kabul etmiyorlar. Sağlık ocaklarından alınan raporlar geçerli değil.
  • Gerekli belgeleri hazırlayıp Emniyete gidince sıra numaranızı alın, beklerken hemen oradaki bir gişeden, Şoförler odasından dosyanızı alın. Onun hemen karşısında harcınızı yatırın.
  • Bütün bunları yaparken gişelerdeki vazifelilerden yardım isteyin, yardım için koşuşturanlara kulak asmayın. Babalarının hayrına yardım etmiyorlar.
  • Hangi sıranın hangi gişeden işlediğine dikkat edin ve sıranızı oturarak beklemeyin. Gişenin yakınlarında durun. Kimi açıkgözler kaynak yapıyorlar, bir de fırsat bulduğunuz bir zaman gişedeki görevliye kibarca doğru yerde olup olmadığınızı sorup kontrol ediverin. Kibar sorarsanız onlar da güzelce cevaplıyorlar.
  • Kolay gelsin. Aman dikkatli sürün...

Şoförler odasından dosya: 1 YTL

Maliyeye harç: 191 YTL

Dilekçe yazılımı: 10 YTL

Çekilen onca yorgunluk, şaşkınlık ama sonunda edinilen tecrübe: Paha biçilemez.

There are somethings money can't buy.

For everything else there's Master Card:)))

4 Yorum:

inci dedi ki...

SA,
Bu kadar mi guzel anlatirlir sanki adim adim bende sizinleydim.Iste bolyle hangi acidan baktigimiza bagli ama yurt disinda yasayan birisi olarak gulumsuyor insan yine de yurdum insani diyor seviyor. Hani boyle kritik yapip da hmph!! yapmiyor. Paylastiginiz icin cok sagolun isin sakasi bir yana cok gerekli bilgiler.Sagolasin Guzel bir anne..

nesli dedi ki...

kolay gelsin diyeyim
dikkat edin de bana yaptiklari gibi size de kamyon soforu ehliyeti vermesinler...

erman dedi ki...

Usa dan alinan ehliyet, kasaptan alinan ehliyetin ta kendisi, yollar cok kolay ama hala dogru surmeyi bilen yok, insanlar birbirini robot gibi takip eder, trafikte diger serite gecmeye korkar, koyun gibi arabalar arka arkayadir, Turkiye nin yerinde olsam ozelliklede usa dan alinan ehliyetleri kabul etmem, cok guvensiz!

Bir Anne dedi ki...

Peki kaza orani nedir Amerika'da? Sorarim size, bizde kazayi kim yaptiriyor, uslu uslu yolunda giden mi, sabri tasip baskasinin yoluna gecen, onune kiran, usta soforlugunu gostermek icin baskalarina eziyet eden mi?
Guven dediginizi siz neyle olcuyorsunuz, ben kaza ve olum orani derim ama, sizi kesmemis anlasilan Amerika trafigi:)))