20 Ekim 2008

Hasat Zamanı ve Elma Püresi

Ramazanın, bayramın, okul açılışının, deniz aşırı seyahatlerin, sonbaharın ve daha nelerin nelerin... verdiği sorumluluklardan; kimi tatlı, kimi acı olmasa da yorucu ve hüzünlü telaşelerden biraz sıyrılıp, dinginleşip, şöyle azıcık kendime zaman ayırabildiğim ilk zamanda günlüğüm geldi aklıma. Gelen giden de artık meraklanıp "iyi misen, hoş musen" mesajları bırakmaya başlayınca -sağolsunlar- eh dedim artık, tuşlara tıklamanın zamanıdır.
Siz de öyle misiniz bilmiyorum; yaşım ilerledikçe ya sevdiğim şeyler değişiyor, ya da ben kendimi yeni yeni tanıyorum, yaa aslında ben bundan da hoşlanıyormuşum diyorum. Mesela, en basit örnek: sonbahar. Önceden olsa hiç takmam; mevsimler gelir geçer, hava bir soğur, bir ısınır... gözüyle bakarken; artık güzün o hüzünlü ama dinamik, serince ama hafif güneşli havası beni epeyce etkilemeye başladı. Sonbahar gerçekten başka güzelmiş.
Hep ne deriz; ilkbahar bereket zamanıdır, doğanın canlanışıdır, değil mi? Peki ya sonbaharın bereketi? Uçsuz bucaksız tarlalardan çıkan hadsiz hesapsız miktarda ürün? Yemekle bitiremiyeceğinizi sanarsınız bir araya gelseler. Ne bereket, ne bereket. Maşallah. (İşte işin bu noktasında bunca bolluğa rağmen dünyada açlıktan ölen insanların varlığını düşünüyorum. Bize ayıp, onlara yazık diyorum.)
Hele insanların telaşı; emeğinin karşılığı için çabalayanlar bir yana, şimdi depolamazsa kışın hiç bir şey bulamayacak derdiyle alan, kurutan, kuran, derleyen, toplayan... bir yana. Hep sonbaharın işleri bunlar.
Bu sene bayram tatilinde Ege' den Anadolu' nun içlerine kadar sürünce seyahatimiz, yol boyunca şahit olduğumuz rengarenk hasat görüntüleri verdi bu yazının ilhamını bana. Köylülerin yol kenarlarına açtığı sağlı sollu tezgahlarda ne eksikti ki? Yaşından kurusuna üzümler, renk renk elmalar, armutlar, sarı sarı kavunlar, sarılı kırmızılı çuvallarda soğanlar, patatesler, taze cevizler, pamuk çuvalı gibi iğdeler, şişe şişe pekmezler... neler neler...
Yoldan aldık almasına da biz en büyük hasadı bu sene Kırşehir' den kaldırdık:) Sizinle paylaştığım fotoğrafdaki ürünler yabancı değil, eşimin köyünden. Onun tatlı çocukluk hatıralarını dinleye dinleye öyle benimsedim ki; artık ben de ceviz yerken ağacın dalında hissediyorum kendimi; her sabah çocukların ağzına zorla birer kaşık pekmez verirken rahmetli Ebemiz geliyor aklıma, pekmez kaynatışlarını hayal ediyorum.
Hem bizim çocuklarımız da bu hummalı telaşeyi evde bir nebze yaşasınlar diye, hem de kilolarca elmayı verimli bir şekilde tüketmek adına, köy elmalarından şöyle lezzetli ve sağlıklı bir sos yapayım dedim. Aslında elma püresi demek daha doğru olur galiba. Kesinlikle tavsiye ederim, mutlaka deneyin. Bilhassa çocukların çok seveceği sağlıklı, az kalorili ve lezzetli bir tatlı. Kahvaltıda ekmeğe sürülerek, yoğurtla karıştırılarak, keklerin pastaların üzerine dökülerek ya da tek başına kaşık kaşık yenerek tüketilebilecek bir tatlı bu. Bilmem bizde neden çok yaygın değil, Amerika' da bunu bebek maması olarak bile satıyorlar şişe şişe, namı değer apple sauce adıyla.
Değişik yöntemler var ama, benim araştırmalarım sonucu kendime göre uyarlayarak elde ettiğim tarifteki malzemeler ve yapılış şöyle:

  • 2-3 kilo kadar elma
  • Yarım bardak toz şeker
  • Yarım bardak pekmez
  • 1 bardak su
  • Yarım çay kaşığı tuz
  • Bir tatlı kaşığı tarçın
  • 3-4 yemek kaşığı kadar limon suyu

Elmaları soyulup dilimliyoruz, bütün malzemeleri birlikte derince bir tencerede pişiriyoruz. Sonra el blenderı yardımı ile püre haline getiriyoruz. Kavanozlara dolduruyoruz. Buzdolabında veya serince bir yerde, hatta derin dondurucuda dondurup bir sene kadar saklanabilen bir tatlıymış bu, google öyle söyledi:)

Elmalı tarifler devam edecek. Siz bu arada sonbaharın keyfini çıkarın.

23 Yorum:

Adsız dedi ki...

Ellerine sagli. Eminim pure de cok tatli olmustur; ama tariften once yazdiklarin cok daha nefis.

Bir Anne dedi ki...

Tesekkurler Adsiz:)

armina dedi ki...

Sonbaharı o kadar güzel anlatmışsınki bir sonbahar kızı olarak ve sonbaharı çok seven biri olarak yazını çok beğendim. Bu arada elma püren nefis görünüyor ellerine sağlık. Elma püresinde pekmezi hiç denememiştim değişik bir tarif olmuş.

banu gökşin dedi ki...

canım cok guzel bır yazı paylasım ıcın tesekkurler sevgıler..

Tijen dedi ki...

Hasat ne güzel bir sözcüktür. Adını da, kendisini de pek severim.

Ayşe dedi ki...

ozletmistin kendini fakat bu guzel sonbahar yazisi ozlemi gidermeye yetti, hosgeldin....

Suan bu yaziyi bir elimdeki elmamla yaziyorum, oyle guzel anlatmissin ki kalktim elma alip geldim ;)

Leyya dedi ki...

merhaba..çok anlamlı bir yazıydı.hele de arminanın yorumu gözüme çalınınca daha bir anlama büründü gözümde zira ben de bir sonbahar kadınıyım))kasımda doğmuşum.ve ilk kez sonbahar telaşesinin benim kişiliğime nasıl da yansıdıgını irdak ettim.hep bir iş oluş ve de faaliyet içerisinde olmamın nedenlerinden biri de sonbaharda doğmuş olmam olmasın dedim))
elma püresinin o kadar uzun zaman dayanabildigini bilmiyordum.elinize sağlık.selametle kalın

Suleyman Ve Ben dedi ki...

Merhaba Bir Anne,

Resimler harika senin...

Elma, ceviz, kavun: Super ve en favorim.

Bereket bilmiyordum....Cok guzel bu Turkce kelime..

BEREKET = abundance, blessing, richness

Elma pure ya da "apple sauce" cok iyi fikir.

Elma pure cok seviyorum:

1- Sicak tost, tereyagi ve elma pure

2- Alman "spaetzel" = "makarna gibi" ve elma pure...Farkli tarif ama cok guzel.

Senin yeni yazilar bekliyoruz...

Kanada'dan cok selam sen ve ailen icin.

Iyi sanslar Galatasaray (bu not sizin cocuklar icin)..

Suleyman.

Haydi mutfağa dedi ki...

teşekkürler, elmayı çok seven biri olarak inşallah deneyeceğim.

sevil(birdemliksohbet) dedi ki...

MERHABALAR CANIM ;
ARTIK GELENEKSEL HALE GETİRMEYİ PLANLADIĞIMIZ İSTANBUL BULUŞMALARININ 3 .SÜNÜ GERCEKLESTİRECEGİZ DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN 8 KASIM 2008 SAAT 14:00 DE BAKIRKÖY GALERİA DA ALT KATINDA MADODA BULUŞACAGIZ SENİDE ARAMIZDA GÖRMEKTEN MUTLULUK DUYARIM .
DAVET ETMEYİ UNUTTUGUM YADA YETİŞEMEDİM TÜM İSTANBULDAKİ SİTE SAHİBİ DOSTLARIM HEPİNİZİ BEKLİYORUM GELMEK İSTERSENİZ EGER YORUM KISMINA TELEFON VE İSİMLERİNİZİ BIRAKMANIZ YETERLİ OLACAKTIR İSTERSENİZ MSN ADRESLERİNİZİDE YAZABİLİRSİNİZ. YORUMLARIM ONAYLIDIR VE KESİNLİKLE YAYINLANMAYACAKTIR. LÜTFEN BANA OLUMLU YADA OLUMSUZ YORUM BIRAKINIZ
SEVGİLER BİRDEMLİKSOHBET SEVİL

SICAK PAYLAŞIMLAR AYSEL dedi ki...

Hoşgeldin Nurgül. Keyifli bir dönem geçirmişsin yokluğunda...

Elmalar, pekmezler ne güzel... Bayılırım yollarda durup alış veriş etmeye...

Elma püresini kaşık kaşık yerken üzerine ceviz serpmek güzel olurdu...

Ellerine sağlık... Sımsıcak sevgiler...

Bir Anne dedi ki...

Merhaba sonbahar kizi Armina. yaziyi begendigine sevindim. Evet ya, pekmezle dene kesinlikle elma puresini, nefis ve saglikli:)
Sevgiler

Bir Anne dedi ki...

Ben tesekkur ederim Banucum, ziyaretin ve yorumun icin.

Ben de Tijen, ben de...

Bir Anne dedi ki...

Hosbuldum Aysecim, afiyet olsun, Elma da guzel gider hani... her zaman:)))

Merhaba Leyyacim, oyle ama gercekten, insana etkisi oluyor dogdugu zamanlarin. Ama en guzeli, bence insanin kendini tanimasi degil mi?

Bir Anne dedi ki...

Merhaba Suleyman,
Sicak tostla tahmin edebiliyorum da, su bahsettigin Alman usulu spaetzel' in tadini bilmedigim icin bilemiyorum elma puresi nasil gider. Ogrenmek lazim.
Guzel olani, bloglari vesilesi ile birbirimizden ogreniyoruz, bolca.

Bizim aileden sizin aileye selamlar ve sevgiler,

Besiktasa basarilar:))

Tesekkurler

Bir Anne dedi ki...

Denedikten sonra yazarsin artik sonuclari "haydi mutfaga" :)) Sevgiler

Sevilcim, katilmaz miydim Istanbul' da olsam, hemen. Tesekkurler davetin icin.
Sevgiler

şengül dedi ki...

canım benim şengülün el emeklerine lütfen uğrarmısın

Bir Anne dedi ki...

Hosbuldum Aysel, yollarda alisveris harika oluyor gercekten. Mis gibi taze taze cogu sey, maalesef bazen kandirilabiliyorsunuz:(

Aaa, elma puresini cevizle yemek iyi fikir. Ben neden dusunemedim bunu. Sagol canim, sevgiler

Bir Anne dedi ki...

Ugrarim tabi ki Sengul, hatta daha once de ugramistim aslinda, ne guzel seyler yapmissin masallah, ellerine saglik.

muko dedi ki...

özletmiştin kendini hoşgeldin nurgülcüm..
yazın ve tatlın harika eline yüreğine sağlık...

blogumda ödülün var senin tarafından alınmak üzere bekliyor...

iki gündür yorum yazıyorum gönderemiyorum inş bu gider..

tadınadoyamadım-dilek dedi ki...

Farklı tarifin ve paylaşımın için teşekkürler

bence yaşımızdaki rakamlar değiştikçe zevklerimizde değişiyor:)en azından ben bu kanaatteyim

sevgiyle kal

LAVANTİN dedi ki...

Ne güzel anlatmisin. Zaman özlem ve hüzün zamani gibi gelir bana mevsim kisa dönerken.
Son zamanlarda yasantimizdaki yapayliklar daha bir gözüme batmaya basladi. Köyde yasamadim ama köyde yasamayi herseyi kendi emegimle yapacagim günleri özlüyorum. Bir sartla, bulasiklari makina yikasin.:))

Bir Anne dedi ki...

Mukocugum odul icin tesekkurler canim, cok incesin.

Ben de o kanaatteyim aslinda Dilek:)
Sevgiler


Peki ya camasirlar Lavantin:)))
Ya aslinda ben de koyde yasamadim hic. Ama senin de dedigin gibi, simdi nedense hos geliyor, sakinlik ve dogalliktan olsa gerek. Bilmem...